1.Gün İstanbul – Toulouse
Fransa Lask Turumuz için evinizden sizi alacak özel araç ile İstanbul Havalimanı’na transfer oluyoruz. Dış Hatlar Terminali’nde saat 04.40’ta buluşmamızın ardından pasaport ve bagaj işlemlerimizi gerçekleştiriyor ve Türk Hava Yolları’nın TK1803 sefer sayılı uçuşu ile saat 07.40’ta Toulouse’a hareket ediyoruz. Yerel saat ile 10.20’de varışımızın ardından bizi bekleyen özel aracımızla şehir merkezine geçiyoruz.
Fransa’nın güneybatısında, Garonne Nehri kıyısında yer alan ve karakteristik pembe-kırmızı tuğlalı yapıları nedeniyle “La Ville Rose – Pembe Şehir” olarak anılan Toulouse’u keşfetmeye başlıyoruz. Tarihi dokusu, zarif meydanları ve Güney Fransa’ya özgü canlı atmosferiyle Toulouse, yolculuğumuzun ilk durağı oluyor.
Şehir turumuz sırasında Toulouse’un kalbi sayılan görkemli Place du Capitole ve şehrin simgesi Capitole de Toulouse’u görüyoruz. Ardından tarihi merkezin sokaklarında yürüyerek UNESCO Dünya Mirası listesindeki Saint-Sernin Bazilikası, zarif mimarisiyle Jacobins Manastırı ve Garonne Nehri kıyısındaki tarihi yapıları keşfediyoruz. Nehir boyunca uzanan manzaraları ve şehrin en güzel köprülerinden Pont Neuf’ü görerek Toulouse’un kendine özgü atmosferini yakından tanıyoruz.
Turumuzun ardından otelimize transfer oluyor ve odalarımıza yerleşiyoruz. Günün geri kalanında dinlenmek veya Toulouse’un keyifli sokaklarını bireysel olarak keşfetmek üzere serbest zamanımız bulunuyor.
Konaklama Toulouse’daki otelimizde.
2.Gün Toulouse – Albi & Carcasonne – Toulouse
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Güney Fransa’nın tarih ve mimari açısından en etkileyici iki şehrini keşfetmek üzere yola çıkıyoruz. İlk durağımız, Tarn Nehri kıyısında yer alan ve kırmızı tuğlalı tarihi dokusuyla kendine özgü bir görünüme sahip Albi.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Albi’nin tarihi merkezinde gerçekleştireceğimiz yürüyüş sırasında, heybetli yapısıyla şehrin siluetine hâkim olan Sainte-Cécile Katedrali’ni görüyoruz. Dünyanın en büyük tuğla yapılarından biri olan katedral, dış cephesindeki kale görünümünün aksine son derece zengin ve renkli iç dekorasyonuyla dikkat çekiyor. Ardından Albi’nin bir diğer önemli simgesi olan Palais de la Berbie’yi görüyoruz. Günümüzde, Albi doğumlu ünlü ressam Henri de Toulouse-Lautrec’in eserlerinden oluşan dünyanın en kapsamlı koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan yapı, Tarn Nehri kıyısındaki etkileyici konumuyla da şehrin en güzel noktalarından biri.( Dışarıdan görülecektir)
Albi gezimizin ardından Orta Çağ atmosferini günümüze taşıyan Carcassonne’a hareket ediyoruz. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan La Cité de Carcassonne, çift sıra surları, görkemli kuleleri ve taş sokaklarıyla Avrupa’nın en iyi korunmuş Orta Çağ şehirlerinden biridir. Surların ardına geçtiğimizde adeta zamanda geriye yolculuk yaparak dar sokakları ve küçük meydanları keşfediyor; şehrin merkezindeki Château Comtal ve Saint-Nazaire Bazilikası gibi önemli yapıları görüyoruz.
Orta Çağ’dan günümüze ulaşan eşsiz atmosferiyle Carcassonne’da geçireceğimiz keyifli zamanın ardından Toulouse’a geri dönüyoruz.
Konaklama Toulouse’daki otelimizde.
3.Gün Toulouse – St.Emilion – Bordeaux
Otelde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve Fransa’nın en ünlü şarap bölgelerinden biri olan Saint-Émilion’a doğru hareket ediyoruz. Bordeaux bağlarının kalbinde yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan bu büyüleyici Orta Çağ kasabası; taş evleri, dar sokakları, tarihi yapıları ve çevresini kuşatan üzüm bağlarıyla Fransa’nın en özel duraklarından biridir.
Saint-Émilion’a varışımızın ardından tarihi merkezi keşfediyoruz. Kasabanın taş döşeli sokaklarında gerçekleştireceğimiz yürüyüş sırasında küçük meydanlarını, şarap evlerini ve bölgenin karakteristik mimarisini görüyoruz. Saint-Émilion’un simgelerinden, kayaların içine oyularak inşa edilmiş etkileyici Monolitik Kilise ve kasabanın Orta Çağ’dan günümüze ulaşan tarihi dokusu gezimiz sırasında göreceğimiz önemli noktalar arasında.
Ardından Saint-Émilion deneyimimizin en keyifli bölümlerinden biri için bölgenin seçkin şarap üreticilerinden birini ziyaret ediyoruz. Bordeaux şaraplarının üretim süreci, bölgenin kendine özgü terroir özellikleri ve üzüm çeşitleri hakkında bilgi aldıktan sonra gerçekleştireceğimiz şarap tadımıyla Saint-Émilion’un dünyaca ünlü şarap kültürünü yakından tanıyoruz.
Ziyaretimizin ardından Bordeaux’ya doğru hareket ediyoruz. Garonne Nehri kıyısında yer alan, zarif 18. yüzyıl mimarisi ve şarap kültürüyle dünyanın en tanınmış şehirlerinden biri olan Bordeaux’ya varışımızla birlikte şehir turumuza başlıyoruz.
UNESCO Dünya Mirası kapsamındaki tarihi merkezde gerçekleştireceğimiz gezide şehrin simgesi Place de la Bourse ve hemen önünde yer alan ünlü Miroir d’Eau, görkemli Grand Théâtre, Place des Quinconces ve tarihi şehir kapılarından Porte Cailhau göreceğimiz başlıca noktalar arasında. Zarif bulvarları, meydanları ve nehir kıyısındaki atmosferiyle Bordeaux’nun kendine özgü yaşam tarzını keşfediyoruz.
Şehir turumuzun ardından otelimize yerleşiyoruz.
Konaklama Bordeaux’daki otelimizde.
4.Gün Bordeaux – St. Jean de Luz – Biarritz – San Sebastian
Otelde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve Fransa’nın Atlantik kıyıları boyunca uzanan Fransız Bask Bölgesi’ni keşfetmek üzere yola çıkıyoruz. Günün ilk durağı, geleneksel Bask mimarisi ve sakin limanıyla bölgenin en güzel sahil kasabalarından biri olan Saint-Jean-de-Luz.
Kırmızı ve yeşil panjurlu beyaz evleri, dar sokakları ve küçük balıkçı limanıyla tipik Bask atmosferini günümüze taşıyan Saint-Jean-de-Luz, aynı zamanda Fransa tarihinin önemli olaylarından birine ev sahipliği yapmıştır. 1660 yılında Fransa Kralı XIV. Louis ile İspanya Prensesi Maria Theresa’nın evlendiği Saint-Jean-Baptiste Kilisesi’ni panoramik olarak görüyor, ardından tarihi merkezin hareketli sokaklarında ve liman çevresinde keyifli bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz.
Ardından Atlantik kıyısının en zarif sayfiye şehirlerinden Biarritz’e hareket ediyoruz. 19. yüzyılda İmparator III. Napolyon ve İmparatoriçe Eugénie’nin gözde tatil merkezi haline gelen Biarritz; Belle Époque döneminden günümüze ulaşan zarif yapıları, okyanus manzaraları ve Avrupa’nın önemli sörf merkezlerinden biri olmasıyla kendine özgü bir atmosfere sahip.
Şehir turumuz sırasında Biarritz’in tarihi yapılarını ve sahil boyunca uzanan zarif mimarisini panoramik olarak görüyoruz. Atlantik’in dalgalarıyla çevrili şehrin simgesi Rocher de la Vierge – Bakire Kayası, tarihi liman ve etkileyici sahil şeridi gezimiz sırasında göreceğimiz başlıca noktalar arasında.
Biarritz gezimizin ardından Fransa’dan ayrılarak sınırı geçiyor ve İspanyol Bask Bölgesi’ne ulaşıyoruz. Rotamız, Baskça adıyla Donostia, İspanyolca adıyla San Sebastián olan ve Avrupa’nın en güzel sahil şehirlerinden biri kabul edilen San Sebastián.
Ünlü La Concha Körfezi, zarif mimarisi ve dünyaca tanınan gastronomi kültürüyle bizi karşılayan San Sebastián’a varışımızın ardından otelimize yerleşiyoruz.
Akşam, Bask mutfağının lezzetlerini keşfetmek üzere yerel bir restoranda akşam yemeğimizi alıyoruz. Yemeğin ardından otelimize dönüyoruz.
Konaklama San Sebastián’daki otelimizde.
5.Gün San Sebastian
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Bask Bölgesi’nin en zarif şehirlerinden biri olan San Sebastián’ı, Baskça adıyla Donostia’yı keşfetmeye başlıyoruz. Atlas Okyanusu kıyısındaki eşsiz konumu, Belle Époque mimarisi, dünyaca ünlü gastronomisi ve yaşam dolu sokaklarıyla San Sebastián, Bask kültürünün en özel duraklarından biridir.
Şehir turumuz sırasında San Sebastián’ın simgesi haline gelen hilal biçimindeki La Concha Körfezi ve sahil boyunca uzanan zarif La Concha Promenadı, şehrin tarihi yapılarından Hotel María Cristina ve Victoria Eugenia Tiyatrosu, Belediye Binası ve Buen Pastor Katedrali’ni panoramik olarak görüyoruz. Ardından şehrin tarihi kalbi Parte Vieja – Eski Şehir bölgesine geçerek dar sokakları, hareketli meydanları ve geleneksel Bask atmosferini keşfediyoruz. Eski şehrin en önemli meydanlarından Plaza de la Constitución ve Santa María del Coro Bazilikası da yürüyüşümüz sırasında panoramik olarak göreceğimiz yerler arasında.
Gezimizin ardından San Sebastián’ı dünyaca ünlü bir gastronomi destinasyonu haline getiren lezzet kültürünü yakından tanımak üzere Pintxos Bar Turumuza başlıyoruz. Bask mutfağının vazgeçilmezlerinden olan ve küçük porsiyonlar halinde hazırlanan pintxosları tatmak üzere Eski Şehir’in karakteristik barlarından birkaçını ziyaret ediyoruz. Bir bardan diğerine geçerek farklı pintxos çeşitlerini deneyimlediğimiz bu keyifli tur sırasında Baskların sosyal yaşamının önemli bir parçası olan geleneksel “txikiteo” kültürünü de yakından tanıyoruz.
Pintxos deneyimimizin ardından günün geri kalanında San Sebastián’ın keyfini kendi ritmimizde çıkarmak üzere serbest zamanımız bulunuyor. Dileyen misafirlerimiz La Concha sahilinde yürüyebilir, Eski Şehir’in butiklerini ve kafelerini keşfedebilir veya şehrin eşsiz atmosferinin tadını çıkarabilirler.
Konaklama San Sebastián’daki otelimizde.
6.Gün San Sebastian – Burgos – La Rioja – Bilbao
Otelde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve İspanya’nın kuzeyindeki yolculuğumuza devam ederek tarihi Burgos şehrine doğru hareket ediyoruz.
Kastilya ve León Bölgesi’nin en önemli tarihi şehirlerinden biri olan Burgos, Orta Çağ’dan günümüze ulaşan mimarisi ve İspanya tarihindeki önemli yeriyle dikkat çekiyor. Şehir turumuz sırasında tarihi merkezin zarif meydanlarını ve sokaklarını keşfediyor; şehrin simgesi ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan görkemli Burgos Katedrali’ni panoramik olarak görüyoruz. İspanyol gotik mimarisinin başyapıtlarından biri kabul edilen katedral, aynı zamanda İspanya’nın efsanevi kahramanı El Cid’in mezarına ev sahipliği yapmasıyla da ünlü. Tarihi şehir kapısı Arco de Santa María ve çevresindeki yapıları panoramik olarak gördükten sonra Burgos’tan ayrılıyoruz.
Yolculuğumuzun devamında İspanya’nın dünyaca ünlü şarap bölgesi La Rioja’ya ulaşıyoruz. Uçsuz bucaksız üzüm bağlarıyla çevrili bölgenin en özel noktalarından Elciego kasabasına gidiyor ve dünyaca tanınan Marqués de Riscal şaraphanesini ziyaret ediyoruz.
1858 yılında kurulan Marqués de Riscal’in tarihi mahzenleri ile dünyaca ünlü mimar Frank Gehry tarafından tasarlanan sıra dışı yapıların bir araya geldiği bu özel komplekste Rioja’nın köklü şarap kültürünü keşfediyoruz. Üretim süreci ve bölgenin karakteristik üzüm çeşitleri hakkında bilgi aldıktan sonra Marqués de Riscal şaraplarının tadımını gerçekleştiriyoruz. Geleneksel şarapçılık kültürünün çağdaş mimariyle buluştuğu bu deneyim, yolculuğumuzun en özel anlarından biri oluyor.
Şarap tadımımızın ardından Bask Bölgesi’nin en önemli şehirlerinden Bilbao’ya doğru hareket ediyoruz. Varışımızla birlikte gerçekleştireceğimiz panoramik şehir turunda Bilbao’nun geleneksel Bask kimliği ile modern mimarisinin bir araya geldiği farklı yüzlerini keşfediyoruz. Nervión Nehri boyunca uzanan şehirde Guggenheim Müzesi’ni dışarıdan panoramik olarak görüyor, çağdaş mimarinin şehrin dönüşümündeki etkisini yakından gözlemliyoruz. Ardından Casco Viejo – Eski Şehir, Plaza Nueva ve şehrin önemli tarihi yapılarını panoramik olarak görüyoruz.
Turumuzun ardından otelimize transfer oluyor ve odalarımıza yerleşiyoruz.
Konaklama Bilbao’daki otelimizde.
7.Gün Bilbao – Guggenheim Müzesi
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Bilbao’nun simgesi ve çağdaş mimarinin dünyadaki en ikonik yapılarından biri olan Guggenheim Müzesi’ni ziyaret ediyoruz.
Dünyaca ünlü mimar Frank Gehry tarafından tasarlanan ve kıvrımlı titanyum yüzeyiyle Nervión Nehri kıyısında adeta dev bir heykel gibi yükselen müze, 1997 yılında açılmasının ardından yalnızca Bilbao’nun değil, modern mimarlık tarihinin de sembollerinden biri haline gelmiştir.
Müze ziyaretimiz sırasında modern ve çağdaş sanatın önemli isimlerinin eserlerinin yanı sıra dönemsel sergileri keşfediyoruz. Müzenin çevresinde yer alan Jeff Koons’un çiçeklerle kaplı dev “Puppy” heykeli ve Louise Bourgeois’nın “Maman” adlı dev örümcek heykeli de Guggenheim deneyiminin unutulmaz parçaları arasında.
Müze ziyaretimizin ardından günün geri kalanı serbest. Dileyen misafirlerimiz Bilbao’nun tarihi Casco Viejo bölgesini ve şehrin alışveriş caddelerini bireysel olarak keşfedebilir, Nervión Nehri boyunca yürüyüş yapabilir veya şehrin ünlü pintxos barlarında Bask mutfağının farklı lezzetlerini deneyebilirler.
Akşam belirlenen saatte buluşuyor ve yerel bir restoranda akşam yemeğimizi alıyoruz. Yemeğin ardından otelimize dönüyoruz.
Konaklama Bilbao’daki otelimizde.
8.Gün Bilbao – İstanbul
Otelde alacağımız kahvaltının ardından öğle saatlerine kadar serbest zamanımız bulunuyor. Bilbao’daki son saatlerimizi dilediğimiz gibi değerlendirebilir; şehrin keyifli sokaklarında yürüyüş yapabilir, alışveriş için zaman ayırabilir veya Bask Bölgesi’ndeki yolculuğumuzun son anlarının tadını çıkarabiliriz.
Öğle saatlerinde belirlenen saatte otelimizde buluşuyor ve özel aracımızla Bilbao Havalimanı’na transfer oluyoruz. Pasaport ve bagaj işlemlerimizin ardından Türk Hava Yolları’nın TK1318 sefer sayılı uçuşu ile saat 18.15’te İstanbul’a hareket ediyoruz.
Yerel saat ile 23.15’te İstanbul’a varışımızın ardından bizi bekleyen özel araçlarımızla evlerimize transfer oluyor; Toulouse’un pembe sokaklarından Saint-Émilion ve La Rioja’nın üzüm bağlarına, Atlantik kıyılarından Bask Bölgesi’nin eşsiz gastronomi ve sanat dünyasına uzanan Fransa & Bask yolculuğumuzu güzel anılarla tamamlıyoruz.