1.Gün İstanbul – Tokyo ( Narita )
Japonya Turumuz için evinizden sizi alacak özel araç ile havalimanına transfer oluyoruz. İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde saat 12:25’de rehberinizle buluşuyoruz. Bagaj ve pasaport işlemlerinin ardından Türk Hava Yolları’nın TK050 sefer sayılı uçuşu ile saat 15:25’de Tokyo’ya hareket ediyoruz.Geceyi uçakta geçiriyoruz.
2.Gün Tokyo
Yerel saat ile 09:05’te Tokyo’ya varıyoruz. Havalimanında bizi bekleyen aracımızla keyifli bir şehir turuna başlamadan önce öğle yemeğimizi yerel bir restoranda alıyoruz.Sonrasında Tokyo’nun kalbi sayılan Asakusa Tapınağı (Senso-ji)’nı ziyaret ediyoruz. Şehrin en eski ve en çok ziyaret edilen bu tapınağı, dev Kaminarimon (Şimşek Kapısı) feneri, kutsal Kannon heykeli ve rengarenk dükkanlarıyla ünlü Nakamise Caddesi süslüyor. Geleneksel Japon kültürünün tüm canlılığını burada hissedeceğiz. Sonrasında Tokyo’nun zarafetiyle ünlü alışveriş caddesi Ginza’yı ziyaret edeceğiz. Lüks markalar, tasarım mağazaları ve kentin sofistike atmosferi burada buluşur. Günün son durağı, Tokyo Körfezi üzerinde yapay bir ada üzerine kurulu olan Odaiba. Modern mimarisi, alışveriş merkezleri ve eğlence alanlarıyla Tokyo’nun çağdaş yüzünü yansıtır. Turumuzun ardından otelimize transfer oluyoruz. Akşam yemeğimizi yerel bir restoranda alıyoruz. Konaklama Tokyo’daki otelimizde.
Hotel Chinzanso 5*
3.Gün Tokyo
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Tokyo’nun eşsiz enerjisini hissetmeye devam ediyoruz. İlk durağımız, Tokyo’nun en ünlü ve hareketli noktalarından biri olan Tsukiji Balık Pazarı. Burada taze deniz ürünlerinin, sokak lezzetlerinin ve geleneksel Japon mutfağının benzersiz atmosferini deneyimleyeceğiz. Sonrasında , şehir merkezinde yer alan ve dev ağaçları, göletleri ile Tokyo’nun doğayla buluştuğu noktası olan Yoyogi Park’a gidiyoruz. Özellikle sakura mevsiminde kartpostalları aratmayan görüntüler sunan bu park, şehrin kalbinde huzurun adresidir. Park içinde yer alan Meiji Tapınağı’nı da ziyaret ediyor, Japon kültürünün dingin ruhunu hissediyoruz. Ardından, Tokyo’nun en hareketli bölgelerinden biri olan Shibuya’ya geçiyoruz. Dünyaca ünlü Shibuya yaya geçidi, rengarenk neon ışıkları ve dinamik atmosferiyle Japon gençliğinin kalbidir. Moda mağazaları, teknoloji dükkânları ve kafe kültürüyle öne çıkan bu bölgede, sadakatiyle efsaneleşen Hachiko Heykeli’ni de göreceğiz. Öğle yemeğimizi yerel bir restoranda aldıktan sonra, dijital sanatın büyüleyici dünyasına adım atıyoruz: teamLab Planets Toyosu. Işık, su, yansıma ve etkileşimli sanat enstalasyonlarıyla ziyaretçilerini adeta başka bir evrene taşıyan bu deneyimde; çıplak ayakla su üzerinde yürüyerek, çiçeklerle dolu ışıklı odalarda zamanın nasıl geçtiğini unutacaksınız.. Akşam yemeğimizi, “Kill Bill Restoranı” olarak tanınan, ünlü filmin bazı sahnelerinin çekildiği Gonpachi Nishi-Azabu’da alıyoruz.
Konaklama Tokyo’daki otelimizde.
4.Gün Tokyo – Fuji Dağı – Hakone
Otelde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve Japonya’nın simgesi, aynı zamanda ülkenin en yüksek noktası olan Fuji Dağı’na doğru yola çıkıyoruz. Görkemli siluetiyle gökyüzüne uzanan Fuji-san, yalnızca bir yanardağ değil; Japon kültürünün, sanatının ve inancının en derin sembollerinden biridir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu efsanevi dağ, yüzyıllardır ressamlara ve şairlere ilham olmuştur.. Lokal bir restoranda alacağımız öğle yemeğinin ardından Ashi Gölü’nde huzur dolu bir tekne turuna çıkıyoruz. Gölün sakin sularında Fuji Dağı’nın yansımasını izlerken doğanın zarif uyumuna tanıklık edeceğiz. Sonrasında, Fuji’nin eriyen kar sularıyla beslenen, sekiz berrak göletten oluşan Oshino Hakkai Köyü’nü ziyaret ediyoruz. Geleneksel Japon mimarisi, ahşap evleri ve su değirmenleriyle bu köy, adeta zamanda donmuş bir tablo gibidir. Her mevsim ayrı bir güzelliğe bürünen bu bölge, Fuji Dağı’nın yansıdığı manzaralarıyla unutulmaz kareler sunar. Turumuzun ardından Hakone’deki otelimize geçiyoruz.
Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
Marriot Fuji Lake Yamanaka Hotel 4*
5.Gün Hakone - Takayama
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Japonya’nın dağlık kalbinde yer alan Matsumoto Kalesi’ni ziyaret ediyoruz. Japon Alpleri’nin eteklerinde yükselen bu büyüleyici yapı, ülkenin en iyi korunmuş kalelerinden biridir. Siyah ahşap dış cephesi nedeniyle “Karga Kalesi” olarak da anılan bu simge, zarif mimarisiyle Japon feodal döneminin gücünü ve asaletini yansıtır. Lokal bir restoranda alacağımız öğle yemeğinin ardından rotamızı geleneksel dokusuyla ünlü Takayama’ya çeviriyoruz. Edo döneminden kalma ahşap evleri, dar sokakları ve zamana direnen atmosferiyle bu şehir, Japonya’nın ruhunu en saf haliyle yansıtır. Tarihi Sanmachi-suji bölgesinde yapacağımız yürüyüşte, el sanatları dükkânları, sake imalathaneleri ve nostaljik sokak lambaları eşliğinde zamanda yolculuğa çıkıyoruz. Turumuzun ardından otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeğimizi yerel bir restoranda alıyoruz.
Konaklama Takayama’daki otelimizde.
Takayama Green Hotel 4*
6.Gün Takayama – Shirakawa – Kanazawa
Otelde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve yola çıkmadan önce Takayama Asaichi sabah pazarını ziyaret ediyoruz. Edo döneminden bu yana süregelen bu geleneksel pazarda, yöresel Sarubobo bez bebekleri, taze ürünler, ev yapımı misolar ve turşular arasında keyifli vakit geçiriyoruz.
Önemli Not: Yanınıza sadece el çantasıyla 1 günlük kıyafet ve kişisel eşyalarınızı almanız gerekmektedir. Bavullarınız bir sonraki gün Kyoto’da teslim edilecektir.
Ardından, Japonya’nın en etkileyici köylerinden biri olan Shirakawa-go’ya hareket ediyoruz. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu köy, dik çatılı Gassho-zukuri mimarisiyle tanınır. Eskiden pirinç ambarı olarak kullanılan bu geleneksel evler, doğanın kalbinde zamana meydan okur. Burada 160 yıllık bir geçmişe sahip Kanda House’u ziyaret ediyor, Japon köy yaşamının otantik atmosferini soluyoruz. Lokal bir restoranda öğle yemeğimizi aldıktan sonra, yolculuğumuz Kanazawa’ya devam ediyor. “Küçük Kyoto” olarak anılan bu zarif şehir, Edo döneminden kalma samuray mahalleleriyle büyüler. Burada Nagamachi Samuray Mahallesi’ni geziyor, ardından Japonya’nın en güzel üç bahçesinden biri olarak kabul edilen Kenrokuen Bahçesi’ni ziyaret ediyoruz. Göletleri, taş köprüleri, bonsai ağaçları ve mevsimlere göre değişen renkleriyle Kenrokuen, Japon estetiğinin en zarif örneklerinden biridir. Akşam yemeğimizi lokal bir restoranda alıyoruz. Konaklama Kanazawa’daki otelimizde.
Nikko Hotel Kanazawa 4*
7.Gün Kanazawa – Kyoto
Otelde alacağımız kahvaltının ardından tren istasyonuna transfer oluyor ve Kyoto’ya gitmek üzere hızlı trene biniyoruz. Yaklaşık iki buçuk saatlik bu konforlu yolculuk sırasında Japonya’nın pastoral manzaraları eşliğinde seyahat ediyoruz. Kyoto’ya varışımızın ardından, Japon kültürünün zarif bir geleneği olan çay seremonisi deneyimiyle güne başlıyoruz. Geleneksel kimonolarımızı giyerek bu eşsiz ritüele katılıyor, Japon estetiğinin sadelik ve huzur felsefesini birebir yaşıyoruz. Sonrasında İl 17. yüzyılda Tokugawa Şogunları için inşa edilmiş görkemli Nijo Sarayı’nı ziyaret edeceğiz . Altın süslemeleri, geleneksel kayar kapıları ve “bülbül zeminleri” ile ünlü saray, Japon mimarisinin en ince detaylarını yansıtır
Lokal bir restoranda alacağımız öğle yemeğinden sonra, Kyoto’nun en sembolik yerlerinden biri olan Kiyomizu-dera Tapınağı’na gidiyoruz. Ahşap sütunlar üzerinde inşa edilmiş dev platformu ve şehir manzarasıyla bu tapınak, Japon mimarisinin zarafetini gözler önüne serer. Akşam yemeğimizi lokal bir restoranda alıyoruz.
Konaklama Kyoto’daki otelimizde.
DoubleTree by Hilton Kyoto Higashiyama 4*
8.Gün Kyoto
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Kyoto’nun zarafetle yoğrulmuş tarihini keşfetmeye devam ediyoruz. İlk olarak altın yapraklarla kaplı üç katlı yapısıyla göz kamaştıran Kinkaku-ji Tapınağı’nı ziyaret ediyoruz. “Golden Pavilion” olarak da bilinen bu tapınak, Zen Budizmi’nin en görkemli yapılarından biri olup UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Sonrasında, Kyoto’nun doğa ile ruhu birleştiren en ikonik bölgelerinden biri olan Arashiyama Bamboo Ormanı’nı ziyaret ediyoruz. Rüzgârda fısıldayan bambular arasında yürürken, adeta başka bir dünyaya adım atmış gibi hissedeceksiniz. Lokal bir restoranda alacağımız öğle yemeğinden sonra, Japonya’nın ulusal içkisi olan sake’nin doğduğu yere gidiyoruz. Geleneksel bir sake imalathanesinde üretim sürecini öğreniyor ve farklı tat profillerini deneyimleme fırsatı buluyoruz. Sonrasında binlerce koyu turuncu torii kapısıyla dünyaca ünlü Fushimi İnari Taisha Tapınağı olacak. Dağın yamaçlarına uzanan bu etkileyici yürüyüş yolu, Japonya’nın ruhani dünyasını derinlemesine hissettiren bir deneyim sunar. Son durağımız Gion Mahallesi olacak. Geleneksel çayevleri, ahşap sokaklar ve zarif geyşalar bu bölgeye eşsiz bir atmosfer kazandırır
Akşam, unutulmaz bir kültürel deneyim bizleri bekliyor: Japon zarafetinin sembolü olan Maiko (stajyer geyşa) eşliğinde geleneksel akşam yemeği. Zarif danslar, müzik ve incelikli jestlerle dolu bu akşam, Kyoto’nun ruhunu birebir yaşatacak.
Konaklama Kyoto’daki otelimizde.
9.Gün Kyoto – Nara – Osaka
Otelde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve Japonya’nın tarih sahnesine ilk başkent olarak adını yazdıran Nara’ya doğru yola çıkmadan önce geleneksel Samuray kılıcının kullanımı ile ilgili mini bir ders alacağız. Sonrasında Nara’ya doğru yola çıkıyoruz. M.Ö. 710 yılında kurulan bu kadim şehir, Budist ve Şinto mirasının kalbinde yer alır. İlk durağımız, doğa ile insanın uyum içinde yaşadığı bir alan olarak bilinen Nara Parkı olacak. Burada özgürce dolaşan 1200’den fazla kutsal Japon geyiği, ziyaretçileri zarifçe selamlar. Ardından, dünyanın en büyük bronz Buddha heykeline ev sahipliği yapan Toda-ji Tapınağı’nı ziyaret ediyoruz. Tapınağın devasa ahşap yapısı, Japon mühendisliğinin ve ruhani inancının büyüleyici bir birleşimidir. Lokal bir restoranda alacağımız öğle yemeğinden sonra, taş fenerleriyle ünlü Kasuga Taisha Tapınağı’nı gezeceğiz. Binlerce taş ve bronz fenerin süslediği bu kutsal alan, yüzyıllardır süregelen geleneksel Şinto ritüellerine tanıklık eder. Ziyaretlerimizin ardından, Japonya’nın modern enerjisini hissetmek üzere Osaka’ya doğru yola çıkıyoruz. Varışta şehrin kalbi sayılan Namba bölgesini ve 400 yıllık eğlence geleneğini yaşatan Dotombori Caddesi’ni keşfedeceğiz. Renkli tabelaları, sokak yemekleri ve gece ışıklarıyla Dotombori, Osaka’nın canlı ruhunu tüm ihtişamıyla yansıtır. Akşam yemeğimizi lokal bir restoranda alıyoruz.
Konaklama Osaka’daki otelimizde.
Canopy by Hilton Osaka Umeda 5*
10.Gün 14 Mart 2027 Osaka – Hiroşima – Miya Jima – Osaka
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Japonya’nın en hızlı ulaşım ağı olan Shinkansen treniyle Hiroşima’ya hareket ediyoruz. Varışımızın ardından, Japonya’nın en kutsal adalarından biri olarak kabul edilen Miyajima Adası’na geçiyoruz. Bu büyüleyici ada, denizin içinden zarifçe yükselen efsanevi kırmızı Torii Kapısı ile tanınır. Gelgitin durumuna göre denizin üzerinde süzülür gibi duran bu kapı, Japonya’nın en ikonik manzaralarından biridir. Adada yer alan Itsukushima Tapınağı, denizle bütünleşmiş mimarisiyle yüzyıllardır ziyaretçilerine huzur ve hayranlık duygusu yaşatır. Ziyaretimizin ardından lokal bir restoranda öğle yemeğimizi alıyoruz. Günün devamında Hiroşima şehir merkezine dönüyoruz. 1945 yılında insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından birine tanıklık eden bu şehir, bugün barışın ve yeniden doğuşun sembolü haline gelmiştir. Burada Barış Anıtı Parkı, Atom Bombası Kubbesi ve Barış Müzesi’ni ziyaret ederek geçmişin hüzünlü izlerini saygıyla anıyoruz. Turumuzun sonunda hızlı trenle yeniden Osaka’ya dönüyoruz. Akşam yemeğimizi otelde alıyoruz.
Konaklama Osaka’daki otelimizde
11.Gün Osaka – İstanbul
Otelde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve Japon tarihinin sembollerinden biri olan Osaka Kalesi’ni ziyaret etmek üzere hareket ediyoruz. 16. yüzyılda ünlü komutan Toyotomi Hideyoshi tarafından inşa edilen bu etkileyici yapı, Japonya’nın feodal dönemine ait en görkemli kalelerden biridir. Moat (hendek) ve dev taş duvarlarla çevrili kale, Japon mimarisinin gücünü ve stratejik ustalığını gözler önüne serer. Ziyaretimizin ardından lokal bir restoranda öğle yemeğimizi alıyoruz. Günün kalanında Dotonbori Caddesi’nde serbest zamanımız olacak. Neon ışıkları, alışveriş caddeleri ve sokak lezzetleriyle ünlü bu bölge, Osaka’nın canlı ve enerjik ruhunu yansıtır. Serbest zamanın ardından havaalanına transfer oluyoruz. Türk Hava Yolları’nın TK87 sefer sayılı uçuşu ile saat 22:50’de İstanbul’a hareket ediyoruz.
12.Gün 2027 İstanbul
Yerel saat ile 05:40’ta İstanbul’a varış. Pasaport ve bagaj işlemlerinin ardından sizi bekleyen özel aracınız ile evinize transfer.
Japonya’nın geleneksel dokusu, büyüleyici doğası ve zarif kültürüyle dolu bu unutulmaz yolculuğun ardından, bir sonraki keşifte yeniden görüşmek dileğiyle.