Villa Kaktüs
  • Moğolistan Turu
  • Moğolistan Turu
  • Moğolistan Turu
  • Moğolistan Turu
  • Moğolistan Turu

Moğolistan Turu

10 GECE 11 GÜN (18 Ağustos, 21 Eylül 2018 hareketle)

Türk Hava Yolları tarifeli seferleri ile geleneksel yurt çadırlarında konaklamalı 10 gece 11 gün Vizesiz Moğolistan Turu. Deneyimli rehber eşliğinde, uzmanından Moğolistan turları

€ 2.699’dan itibaren
BENİ ARAYIN
PDF OLARAK KAYDET
Moğolistan Turu
 
1. Gün
İSTANBUL – ULAN BATUR
Yolculuğumuza Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminalindeki kontuarımızda yetkililerimiz ve rehberimiz ile buluşarak başlıyor ve Türk Hava Yolları’nın akşam uçuşu ile Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’a hareket ediyoruz. Geceleme uçakta.
 
2. Gün 
ULAN BATUR
Sabah saatlerinde Ulan Batur’a varıyor ve havalimanında karşılanıyor ve yerel bir restoranda öğle yemeğimizi alıyoruz. Olabildiğine sakin ve bir o kadar da uzak ve geniş bozkırların üzerine kurulmuş olan Ulan Batur, Moğolistan’in gerek politik, gerek ekonomik, gerekse kültürel anlamda başkentidir. Tuul Irmağı’nın kıyısında bulunan şehrin ismi “Kızıl Kahraman” anlamına geliyor. 1990’larda Sovyetler Birliği rejim değişimi sonrasında Moğolistan’da komünizm sona eriyor geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan ülkeye olan ilgi bu tarihten sonra git gide büyümeye başlıyor. Nüfusu 1 milyonun üzerinde olan Ulan Batur, hızla gelişen bir modern yaşamın gelenekler ile birbirine geçtiği bir mozaiği yansıtıyor. Şehir, olabildiğine izole ve dış dünyadan uzak bir yerde olmasına rağmen şaşırtıcı şekilde batı kültürüne de gülümsüyor. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.
 
3. Gün 
ULAN BATUR
Kahvaltı sonrası Ulan Batur’u daha yakından tanıyacağımız şehir gezimizi gerçekleştiriyoruz. Binlerce senedir tarih sahnesinde yer alan Ulan Batur’da gezimize Moğolistan’ın en büyük tapınağı olan Gandan Manastırı ile başlıyoruz. 1937 senesindeki rejim ve Stalin’in de etkisi ile Moğolistan’da ciddi bir dini temizlik (bir diğer adı ile kıyım) yaşanıyor ve bunun sonucunda da pek çok tapınak ortadan kaldırılıyor. Gandan Manastırı ise böylesine bir kültürel ve dini yıkımdan kurtulmayı başaran sayılı yerlerden birisi olarak bizleri karşılıyor. İsmini “Huzurun Yüce Yeri”nden alan Gandan Manastırı, 1835 senesinde Moğolistan’ın en üst dereceden laması olan Beşinci Jebtsundamba tarafından kuruluyor ve Budist eğitimin ülkedeki ana merkezi haline getiriliyor. Stalin döneminde yıkımdan kurtulsa da kapanmaktan kurtulamayan manastır yıllar boyunca göstermelik olarak ziyarete açık bırakılıyor lakin sonunda 1990’larda Moğolistan’da dini etkinliklere getirilmiş yasakların kalkması sonucunda tekrar ibadete açılıyor. Bu ziyaretimiz sonrasında yerel bir restoranda öğle yemeğimizi alıyor ve sonrasında Moğolistan’ın son kralı ve 8. Yaşayan Buda’nın 20 senesini geçirdiği ahşaptan yapılmış olan kışlık sarayını da geziyoruz. 1893 senesinde inşaatına başlanan ve tam 10 senede tamamlanan bu saray, Yazlık Saray’ın Sovyetler Birliği döneminde yıkılmasına rağmen bilinmeyen bir nedenle korunuyor ve müze haline getiriliyor. Sarayın içinde 6 adet Budist tapınağı bulunuyor. Sağ tarafında bulunan tapınak aynı zamanda sarayın girişidir. Günümüzde sarayda yabancı hükümdarlar tarafından gönderilen değerli hediyeler sergileniyor. Ayrıca Moğolistan Bağımsızlık Bildirgesi'ni de burada görüyoruz. Bugünkü gezimizin en önemli duraklarından birisi olan Ulan Batur Ulusal Tarih Müzesi’ne gidiyoruz. Neolitik dönemden günümüze kadar uzanan tarihi eserlere ev sahipliği yapan müzenin ilk katında taş devri yapılarından mağara resimleri ve taş oymaları sergileniyor. Aynı zamanda Hun ve Uygur dönemlerine ait mezar alanları bulunuyor. İkinci kat ise yerli giysileri, takıları ve müzik aletleri sergileniyor. Üçüncü kat ise 12. yüzyıl Moğol ordusunun silah ve heykel örneklerini barındırıyor. Taş devrinden komünist rejime kadar tarihin her noktasına ev sahipliği yapan bu şehir, resmen tarihini bu müzeye sığdırıyor. Bu gezimiz sonrasında otele gidiyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.
 
4. Gün 
ULAN BATUR – HUGNU KHAN DAĞI DOĞAL REZERVİ
Kahvaltı sonrası eşsiz florası ve vahşi yaşamı ile Hugnu Khan Doğal Rezervi’ne doğru yola çıkıyoruz. Gerek ekosistemi ile gerekse bitki örtüsü ile karakteristik bir yapı çizen bu Hugnu Khan Dağı Doğal Rezervi, Khögno Khan’ın granit formasyonlarına ev sahipliği yapıyor ve eşsiz manzarası ile bizleri kucaklıyor. 1997 senesinde oluşturulan doğal rezerv 2003 senesinde milli park statüsüne kavuşuyor ve gerek doğal, gerek kültürel ve gerekse de tarihi anlamda bir değere sahip oluyor. Dağları, ormanları, bozkırları, Gobi çölü tarzındaki çöl ortamı ve doğal su kaynakları ile tek bir alanda birbirinden eşsiz tâbi güzelliği bir yerde görme şansına sahip oluyoruz. Hugnu Khan Dağı Doğal Rezervi içerisinde 17. yüzyılda ünlü bir heykeltraş ve Budizm’in Moğolistan’da önemli bir temsilcisi sayılan Aziz Zanabazar tarafından yapılan Uvgun Monastırı’nı da ziyaret ediyoruz. Orta Çağ’da Doğu ve Batı Moğollar ihtilaflar ve çatışmalar sırasında Dzungarian lideri Galdan Boshigt Khogno Khan Dağı’nın tepesindeki altın çatılı tapınakları farkediyor ve partizan sayılan rahiplerin katlini emrediyor. 1990 senesindeki demokratik devrim sonrası öldürülen rahiplerin torunları tarafından bazı manastırlar tekrar restore ediliyor. Bugün ise bu dağlar ulusal seremonilere ev sahipliği yapıyor. Ziyaret eden yerel halk dağın kutsiyetine dilekler atfediyor. Akşam yemeği ve geceleme kampımızda.
 
5. Gün 
HUGNU KHAN DAĞI DOĞAL REZERVİ – BAYAN GOBİ – KARKORİN
Kahvaltı sonrası kadim tarihinin en vefalı yoldaşı olan Gobi Çölü’ne doğru yolculuğumuz başlıyor. Orta Asya Kıtası'nda Çin ve Moğolistan sınırları içerisinde yer alan Gobi, sadece tarihi değil manevi anlamda da ciddi bir değeri içinde barındırıyor. Uçsuz bucaksız bozkırları ve çölü deneyimleme şansına sahip oluyor ve kampımıza giriş yapıyoruz. “Zengin Gobi” anlamına gelen Bayan Gobi, Gobi Çölü’nün vahşi yaşam ve bitki örtüsü açısından en zengin bölümlerinden biri olarak biliniyor. Ortalama 3 saat sürecek olan yolculuğumuz sonrasında Bayan Gobi’de öğle yemeğimiz sonrasında yerel bir aile ile tanışıyor ve göçebe yaşam tarzını en güzel tarafları ile tanıma şansına sahip oluyoruz. Sonrasında ise Gobi’nin büyüleyici atmosferinde bu gizemler ile dolu çölde develer ile bir gezintiye çıkıyoruz. Turumuzun devamında 13.yüzyılda Moğol başkenti olan Karakurum’un yerine kurulmuş olan Karkorin’e hareket ediyoruz. Varışımız ile birlikte Kharakorum Müzesi ve sonrasında Erdene Zuu Manastırı gezilerimizi gerçekleştiriyoruz. 1586 senesinde Moğolistan’da inşa edilen ilk Budist tapınağı olan Erdene Zuu Manastırı, Moğol Hükümdarı Abtai Sain Han’ın Tibet Budizmi’nin Moğolistan’ın resmi dini olduğunu ilan etmesinden sonra 1585 senesinde inşa ettiriliyor. Manastırın inşasında Karakurum’daki antik şehrin taşları kullanılıyor. Tapınağı çevreleyen büyük duvarların üstünde 102 adet stupa yer alıyor. Aslında Budizm’in kutsal sayısı olan 108 stupanın olması gerektiği düşünülse de 6 tanesi hiç bulunamamış durumda kalıyor. Manastır 1688 senesinde savaşta büyük zarar görüyor. Vakti ile 62 tapınağın olduğu bu yerde komünist rejim zamanındaki dini yıkım sonucu çok ciddi zarar gören Erdene Zuu Manastırı’nda ibadet de o dönemde yasaklanıyor. Akşam yemeği ve geceleme kampımızda.
 
6. Gün 
KARKORİN – ORHUN ABİDELERİ – UGİİ GÖLÜ
Kahvaltı sonrası bütün yolculuğumuzun en heyecanlı duraklarından birine doğru hareket ediyoruz: Orhun Abideleri… 732 senesinde dikilen ve Bilge Kağan ile Kültegin’in yazıtlarını görüyoruz. Orhun Anıtları, Göktürk İmparatorluğu’nun ünlü hükümdarı Bilge Kağan dönemine ait 6 adet yazılı ve dikili anıtlardır. Bu önemli eserlerden 3 tanesi çok önemlidir. Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk. Bu eserler Türk dili, edebiyatı, tarihi ve sanatı konusunda birçok bilgiyi bizlere sunuyor. Türkçe adı ilk kez bu eserlerde yer alıyor ve bu anlamda da tarih açısından önemli değerler arasına girmeyi başarıyor. Anıtların olduğu alanlarda yapılan çalışmalar sonucu yalnızca bu eserler değil, heykeller, taşlar, balbal, harabeler ve su kanalları da bulunuyor. 1889 yılında Rus tarihçi Yardintsev tarafından bulunan abideler, 1893 yılında Danimarkalı bilgin Vilhelm Thomsen tarafından çözülmüş ve 38 harfli alfabe ile okunuyor. Bu inanılmaz ziyaretimiz sonrası rotamızı Ugii Gölü’ne çeviriyor ve varışımız ile birlikte kampa yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve geceleme kampımızda.
 
7. Gün 
UGİİ GÖLÜ – HUSTAİ
Bugün rotamızı Moğolistan’ın başka bir doğa harikalarına şahit olacağımız Hustai Milli Parkı’na doğru çeviriyoruz. Varışımız ile birlikte kampımıza yerleşiyor ve öğle yemeğimizi alıyoruz. Sonrasında doğal yaşamı gözlemlemek için kısa bir gezintiye çıkıyor ve bu gezimiz esnasında Ungut Kompleksi’nde milattan sonra 6 ve 8. Yüzyıllar arası inşa edildiğine inanılan insan figürlü heykelleri, mezarları ve şekillendirilmiş kayaları görüyoruz. Sonrasında yerel bir aile deneyimi yaşıyor ve insanların gündelik hayatlarına tanıklık edebilme şansına sahip oluyoruz. Gezimizin devamında milli parkta yapacağımız yürüyüşle vahşi atları görüyoruz ki bu atlar Hustai Milli Parkı’nın en önemli sembolleri olarak biliniyor. Moğolistan bir diğer özelliği ile de “Özgür Atlar Ülkesi” sayılabilir zira başkent Ulan Batur’dan tutun da diğer şehirlerine kadar atlar özgürce caddeler de dahi gezebiliyorlar. Akşam yemeği Moğol bir aile ile çadırda ve geceleme kampta.
 
8. Gün 
HUSTAİ MİLLİ PARKI – TERELJ
Kahvaltı sonrası Gorki Vadisi üzerinde kurulu olan Terelj Milli Parkı’na hareket ediyoruz. Cengizhan’ın kutsal vadisi olarak bilinen, yüksekliği 2400 metreyi bulan dağlar arasında kilometrelerce uzunluktaki yemyeşil vadilerden oluşan bu alan, Cengiz Han’ın doğumuna ev sahipliği yapıyor. Tepelerde şaman kayaları, gizli Budist tapınakları yer alan vadi, yaz boyunca bir cenneti de beraberinde getiriyor. Varışımız ile birlikte öğle yemeğimizi alıyor ve öğleden sonra Kaplumbağa Kayaları’nı görüyoruz. Akabinde ise Ariyabal Meditasyon Tapınağı’nı ziyaret ediyoruz. Akşam yemeği ve geceleme kampımızda.
 
9. Gün 
TERELJ MİLLİ PARKI – GUN GALUUT
Yolculuğumuzun bugününde Gun Galuut Doğal Rezervi’ne hareket ediyor ve Tuul Nehri kıyısında bulunan, tam 40 metre yüksekliğindeki Cengiz Han heykelini ziyaret ediyoruz. İstenirse içerden çıkan asansör ile heykelin kafasına kadar çıkılabilmektedir. Bu ziyaretimiz sonrasında Gun Galuut’a devam ediyor ve varışımız ile birlikte kampımıza yerleşiyor ve öğle yemeğimizi alarak doğal hayatı keşfetmek için serbest zaman ayırıyoruz. Akşam yemeği ve geceleme kampımızda.
 
10. Gün 
GUN GALUUT - ULAN BATUR
Kahvaltı sonrası Ulan Batur’a hareket ediyoruz. Yolumuzun üzerinde Bilge Kağan dönemine kadar başkomutanlık ve vezirlik yapmış olan Tonyukuk tarafından 725 senesinde dikildiği düşünülen Tonyukuk Yazıtları'nı ziyaret ediyoruz. Tonyukuk bu yazıtında ilk 47 satırda İlteriş Kağan ile Kapagan Kağan`ın dönemlerinden bahsetmektedir. Daha sonraki satırlarda ise kendisinden bahsederek Göktürk tarihi hakkında önemli bilgiler vermektedir. Bige Kağan'ın başbakanı olan Tonyukuk bu yazıda başarıları kendi üstlenir ve Türklere asla göçebeliği bırakmamaları tavsiyesinde bulunur. Bu tavsiyenin sebebinin Çinlilerin %1 büyüklüğündeki Türk boylarının yerleşik hayata geçince Çin geleneklerini benimsemeleri olduğu ve Tonyukuk'un Çinlileşmeye karşı önlem olarak göçebeliği savunduğu sanılmaktadır. Birinci yazıtta “Ben Bilge Tonyukukum. Çin ülkesinde doğdum. Türk milleti Çin’de tutsak idi. Türk milleti hanını bulmayınca Çin’den ayrıldı, han sahibi oldu. Hanını bırakıp yine Çin’e tutsak düştü. Tanrı şöyle demiş: Han verdim, hanını bırakıp tutsak düştün. Tutsak düştüğün için Tanrı öldürdü. Türk milleti öldü, bitti, yok oldu. Türk milletinin yerinde boy kalmadı.” yazmaktadır. Varışımız ile birlikte Ulan Batur’un enfes manzarasına panoramik olarak şahit olacağımız Zaisan Anıtı’nı ziyaret ediyoruz. Öğle yemeği sonrası Bogd Khaan Tapınağı Müzesi’ni ziyaret ediyor ve burada serbest zaman ayırıyoruz. Akşama doğru ise Moğolistan’ın en ünlü yerel dans ve müzik gruplarından olan Tumen-Ekh Ensemble’nin şovuna katılarak otelimize geçiyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.
 
11. Gün 
ULAN BATUR – İSTANBUL
Sabah kahvaltı sonrası havalimanına transfer ediliyoruz. Türk Hava Yolları seferi ile İstanbul'a hareket ediyor ve varışımız ile birlikte Moğolistan turu sonuna geliyoruz.
 
 
Not:  Moğolistan Turu programımızda anlaşmalı kartlara peşin fiyatına 5 taksit kampanyası mevcuttur. Bu kampanya online rezervasyon dışında sadece ofiste ödeme ve mail order ile ödeme seçeneklerinde uygulanabilmektedir. Moğolistan turu için sorunuz olursa bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz. DEEPNATURE TRAVEL’ın engin deneyimiyle hazırlanmış  Moğolistan turu programları, katılımcılarına deneyimli rehber eşliğinde tur deneyimi sunar. Moğolistan turu için doğru adrestesiniz.
 
  • Tarih İki kişilik odada kişi başı tur ücreti€ 2.699 Ek yatak€ 2.699 Single konaklamalı tur ücreti€ 3.299 Çocuk fiyatı€ 2.676

- Türk Hava Yolları ile İstanbul – Ulan Batur – İstanbul arası ekonomi sınıf dış hat uçak bileti
- Ulan Batur’da Chinggis Khaan Hotel veya benzeri kategoride bir otelde yarım pansiyon esasına göre konaklama
- Hugnu Khan Dağı Doğal Rezervi’nde Moğol tarzı yurtlarda (çadır kamp) yarım pansiyon esasına göre konaklama
- Kharkorin’de Moğol tarzı yurtlarda (çadır kamp) yarım pansiyon esasına göre konaklama
- Ugii Gölü’nde Moğol tarzı yurtlarda (çadır kamp) yarım pansiyon esasına göre konaklama
- Hustai’de Moğol tarzı yurtlarda (çadır kamp) yarım pansiyon esasına göre konaklama
- Terelj’de Moğol tarzı yurtlarda (çadır kamp) yarım pansiyon esasına göre konaklama
- Gun Galuut’ta Moğol tarzı yurtlarda (çadır kamp) yarım pansiyon esasına göre konaklama
- Programda belirtilen tüm geziler ve giriş ücretleri
- Öğle ve akşam yemekleri
- Profesyonel Türkçe rehberlik hizmeti
- Zorunlu seyahat sigortası

- Her türlü kişisel harcamalar ve otel ekstraları
- Bahşişler
- Yurt dışı çıkış harcı (15 TL)

BU TURA KATILIM İÇİN VİZE GEREKMEMEKTEDİR.

Umuma Mahsus Pasaport hamilleri 30 gün süreyle vizeden muaftır.
Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport hamilleri 30 gün süreyle vizeden muaftır.

TUR

KAMPANYALARDAN HABERDAR OLMAK İSTİYORUM

A Grubu Seyahat Acentası Türsab Belge No: 4824 - Bu site DEEP NATURE SEYAHAT ACENTASI'na aittir, sitedeki yazı ve resimler izinsiz kullanılamaz.

Crealive