Macahel Gezi Rehberi

MACAHEL…

Karadeniz’in Düşler Vadisi…

Karadeniz halen bakir kalmayı başarabilmiş köşelerinden birisi Macahel. Yeşilin her tonunu görebileceğiniz, doğası eşsiz saklı bir köşe. Son yıllarda medyada sıkça yer bulmaya başlayıp tanınmaya başlasa da doğallığını kaybetmeden eşsiz panaromalarıyla ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. Bir taraftan da macahel turu katılımcıları her yıl artıyor.

Bölgenin Türkçe ismi Camili. Macahel ise Gürcüce bir kelime. Avuç içi anlamına geliyor. Bu isim Macahel’in coğrafyasından dolayı uygun görülmüş. Macahel’in merkez köyü olan Camili köyü (vadideki köylerin tek camisi bu köyde olduğundan ismi bu şekilde) ve çevresindeki beş köy ( Efeler, Düzenli, Uğur, Maral ve Kayalar) avuç ve beş parmak gibi görüldüğünden Macahel ismi verilmiş. Macahel Vadisi, Türkiye tarafındaki üç yanı dağlarla kaplı, sadece bir yanı açık olan (ki o tarafı da Gürcistan sınırımız) bir coğrafyaya sahip. Gürcistan sınırımız çizildiğinde Türkiye tarafında kalan Macahel köylerinde yaşayanlar için hayat oldukça zorlaşmış. Zira ilk karın düşmesiyle beraber Macahel köylerinin, en yakın yerleşim merkezi olan Borçka ve dolayısıyla dünyanın geri kalanıyla bağlantısını sağlayan dağ yolu kapanıyor. Böylece karlar eriyip te tekrar yol açılana dek Macahelliler köylerine hapsoluyorlar. Uzun yıllar bu durumun zorluklarıyla yaşayıp, acil hastaları köyün erkekleri tarafından sedye ile 45 km.lik yolda taşınan bu insanlar için yakın geçmişte Gürcistan ile yapılan anlaşma sonucu acil durumlarda sınırdan pasaportsuz geçiş imkanının sağlanmasıyla hayat şartları bir nebze iyileşti denilebilir. Ancak bir taraftan da Macahel’e ulaşmanın meşakkatli olması bölgenin bakirliğinin korunmasında önemli katkı sağladı. Ayrıca üç-dört yıl öncesine kadar bölgeye ancak özel izinle giriş mümkündü. Bu da Macahel’e olan turizm hareketini kısıtlamış durumlardan biriydi. Bölgenin sınırda bulunması nedeniyle gelen ziyaretçilerin en az 10 gün önceden Askeriye’den izin başvurusu yapıp giriş izni verilmesi halinde bölgeye girmesi mümkündü. Son yıllarda bu izin prosedürü yumuşatıldı ve sadece bölgeye gelen ziyaretçilerin isimlerinin bildirilmesi yeterli kabul edilmeye başlandı.

Macahel, Karadeniz’de Gürcü kültürünün ön plana çıktığı yerlerden birisi. Öyle ki köylerde Gürcüceden başka bir dil bilmeyen yaşlılar var. Köylülerin akrabalarının bir kısmı sınırın öte yanında kalan köylerde yaşıyor. Eskiden tel boyunda birbirlerini gördüklerinde, konuşmaları bile yasakken şarkılarla birbirlerine haber ederlermiş, şimdi ise şartlar daha iyi. Bölgede yemek kültüründe de Gürcü yemekleri ağırlıkta. Cevizli taze fasulye yemeği olan malahdo, bir çeşit hamur işi olan silor ve çeşit çeşit karalahana yemeği Macahel’in yöresel lezzetlerinden birkaçı. Bu vesileyle macahel balından da bahsedelim. Macahel balıyla meşhur bir yer. Bölgeye özgü kafkas arılarının ürettiği ballar ayrı bir lezzete ve kıvama sahip. TEMA Vakfının bölgeye yaptığı eğitim ve destek çalışmaları sonucunda arıcılık bölgedeki en önemli geçim kaynaklarından biri haline geldi. Macahel balıyla meşhur olunca festivali de haliyle ”Bal Festivali” olarak anılıyor. Her yıl ağustos ayının ortalarında düzenlenen festival zamanı bölgenin en canlı ve kalabalık olduğu zaman oluyor.

Bölgenin doğal güzelliğinin uluslararası alanda da tescillendiğini belirtmek gerekir. Macahel barındırdığı biyolojik çeşitliliğinin sonucu olarak UNESCO tarafından 2005 yılında ”Dünya Biyosfer Rezervi Ağı” na eklendi. Bölgeyi çevreleyen Karçal Dağları da birçok endemik türe evsahipliği yapan bir doğal yaşam alanı. WWF ( World Wildlife Foundation- Dünya Doğal Hayat Vakfı)’nca belirlenen Avrupa’nın biyolojik çeşitlilik açısından acil koruma altına alınması gereken 100 orman alanını belirten ”sıcak nokta” lar içerisinde Türkiye’den sekiz farklı noktayla birlikte Karçal Dağları da bulunuyor.

Macahel’e gittiğinizde ev pansiyonlarından birinde konaklayıp vadinin güzelliklerini keşfetmek üzere çevreye geziler yapabilirsiniz. Macahel’i tam anlamıyla tanımak için en az dört gününüzü ayırmanızı öneririm. Eşsiz bir doğallığa ve huzur veren bir atmosfere sahip olan Borçka Karagöl, vadinin görülesi şelaleleri Maral ve Zamalev Şelaleri ile köylülelerin geçiş yaylası olarak kullandığı Gorgit Yaylası Macahel’de konaklayıp günübirlik programlarla ulaşabileceğiniz yerler. Ancak Yıldız Gölü, Beyazsu Yaylası ve Atanoğlu Yaylası gibi Karçal Dağı’nın yükseklerinde bulunan yerleri de görmek isterseniz kamplı ve kapsamlı bir programa sahip bir Karçal Dağı gezisi planlamalısınız.

Macahel’e karayoluyla Artvin-Borçka üzerinden ulaşabilirsiniz. Borçka’dan Macahel’e ulaşan yolun bir kısmı bozuk, araç seçiminde bunun dikkate alınması gerekir. Uçakla gelmek isteyenler için en yakın havaalanı alternatifi Batum Havaalanı. Yapılan anlaşma neticesinde THY ile Batum’a yapılan uçuşlarda pasaport gerekmeden Hopa’ya geçerek Macahel’e ulaşabilirsiniz. Diğer alternatif ise Trabzon Havaalanına inip oradan da Rize- Borçka istikametini takip ederek bölgeye ulaşmak.

Bölgeye gitmek için en uygun zaman Temmuz ayının 15’i ile Ağustos ayının sonuna kadar olan zaman dilimi. Ancak mayıs-ekim periyodunda, oluşabilecek kısa süreli hava olumsuzlukları dışında bölge şartları ziyaret için uygun. Macahel’e gitmek için en uygun yol bu bölgeye tur düzenleyen seyahat acentalarının birinin programına dahil olmak. Bu turlar genelde haziran-eylül döneminde haftalık olarak planlanıyor ve özellikle temmuz ağustos turlarında kontenjanlar erkenden tükeniyor. Sadece Macahel’i kapsayan macahel turu alternatifleri bulabileceğiniz gibi Kaçkar Dağı, Artvin Bölgesi, Çamlıhemşin Yaylaları gibi yerlerle birlikte sunulan tur programlarına da rastlayabilirsiniz.

Macahel turu programlarını incelemek için tıklayınız.

Size özel Macahel turu organize etmemizi isterseniz yada Macahel turu programlarımızdan birine katılmak isterseniz bize 02163495519 yada 05322948112 nolu telefonlardan ulaşabilirsiniz.

10 Adımda St. Petersburg Gezi Rehberi

10 Adımda St. Petersburg Gezi Rehberi:

1- Tartışmasız Rusya’nın en güzel şehri, kesinlikle görülmeli.

2- Şehrin ismi bizim Deli Petro olarak bildiğimiz Petro’dan geliyor ama siz deli demeyin orada Petro’ya, hiç hoşlarına gitmiyor.

3- Metro ağı yeterli. İstediğiniz yere gidebilirsiniz aktarmalarla ama Rusça bilmeden bu iş çok zor çünkü tabelalar Rusça.

4- Nevsky Prospekt şehrin kalbi. 2 km. kadar uzunluğunda bir bulvar ve mümkünse oradaki bir otelde kalın derim. Gündüz gece hemen hemen her yere yürüyerek gidebilirsiniz.

5- Hermitage diye bir müzeleri var (ermitaj diye telaffuz ediyorlar) Dünyanın en büyük koleksiyonlarından biri. Müze tanıtımda şöyle yazıyor ”Her esere bir dk. bakmak isteseniz beş sene gerekir! ” Özellikle müze gezmekten keyif alıyorsanız en az üç saat vakit ayırmanızı öneririz.

6- Euro yada usd ile gitmeyin. Çoğu yerde geçmiyor. Ancak döviz bürolarında bozdurabiliyorsunuz ki her yerde bulamıyorsunuz bu küçük dükkanları benden söylemesi. Hayat ruble ile dönüyor (1 usd =25 ruble). Ayrıca her yerde de kredi kartı geçmiyor, tedarikli olmak gerekir.

7- Clublarda hayat gece 12 de başlıyor ve sabah 6 da bitiyor. Sonra cafelerde buluşulup kahvaltı yapılıyor. Hala enerjiniz varsa AFTER PARTY’e gidiliyor. O da saat 10 a kadar sürüyor.

8- Yazın haziran aylarında Beyaz Geceler var. Güneş 3 gün boyunca neredeyse hiç batmıyor. Romantizm ve eğlence doruk noktada. Tavsiye edilir.

9- Taksilerle pazarlık yapılarak anlaşılıyor. Sokaktan geçen her araba taksi olabilir, siz yol kenarında bekliyorsanız durup pazarlık yapabilir, şaşırmayın.

10- Şehir bataklık üzerine kurulduğundan yüksek bina yok. Enlemesine alabildiğine uzun binalar, saraylar görebilirsiniz. Hermitage, Akvaryum, Peterhoff Sarayı ve Bahçeleri, St.Isaac Cathedral, Kazan Cathedral, Nevsk Prospect ve St Paul Fortress’ı görmeden dönmemeli.

St. Petersburg turu programlarını incelemek için tıklayınız.

Size özel St. Petersburg turu organize etmemizi isterseniz yada St. Petersburg turu programlarımızdan birine katılmak isterseniz bize 02163495519 yada 05322948112 nolu telefonlardan ulaşabilirsiniz.

Amsterdam Gezi Rehberi

Amsterdam…

12. yüzyılda Amstel Nehri kıyısında bir balıkçı kasabası olarak kurulan, daha sonra zamanla Avrupa’nın en önemli liman kentlerinden biri haline gelen, günümüzde ise Avrupa’nın alımlı, özgürlükçü, fütursuz ve eğlence düşkünü yüzü !

Amsterdam’a ilk kez gittiğinizde hemen dikkatinizi çekecek detaylardan birisi dünyanın her yerinden birçok farklı ülkeden gelen insanların sokakları doldurduğudur. Amsterdam, Avrupa’nın kolay erişilebilir bir noktasında olması nedeniyle Avrupalı gençlerin buluşma noktası bir nevi. Paris’ten, Londra’dan, Brüksel’den, Kopenhag’dan ve Almanya’nın çeşitli şehirlerinden gençler tren istasyonundan şehre karışıyorlar mütemadiyen. Tabii uzakdoğulu, Amerikalı ve diğer ülkelerden gelen turistleri de unutmamak gerekir. Bu sebebten Amsterdam’da kendinizi turistik bir şehirde hissediyorsunuz her daim, çünkü yabancılar şehrin ahalisinden daha çoklar.

Neyse, biz gelelim yazımızın ana konusuna. Öncelikle zaman planlamasında Amsterdam gezisi için ideal olanı 3 gün ayırmanız olacaktır. Üç gün içersinde iyi bir planlamayla, çok ta yorucu olmayan bir tempoda şehri layıkıyla gezebilirsiniz.

Amsterdam’da Rembrandt, Van Gogh gibi dünyaca meşhur ressamların birbirinden çarpıcı eserlerini çıplak gözle görme fırsatı yakalıyorsunuz. Özellikle Rembrand’ın en önemli eseri kabul edilen, ışık kullanımı harikulade devasa ”Nightwatch – Gece Bekçisi” tablosu sizi fazlasıyla etkileyecektir. Ayrıca Rembrandtplein’da bu tabloda tasvir edilmiş karakterlerin heykellerinin dizildiği küçük bir meydan var ki onu da görmelisiniz.  Müze olarak; oldukça geniş bir koleksiyona sahip olan Rijksmuseum, Van Gogh Müzesi, Rembrandt Evi, Anne Frank Evi ilginizi çekecektir. Ayrıca Bira Fabrikası ve Müzesi ile Seks Müzesi de turistlerce yoğunlukla ziyaret edilen müzeler.

Amsterdam’da müzeler dışında şehrin 17. ve 18. yüzyıldan günümüze ulaşan geleneksel mimarisi de başlıbaşına şehre ayrı bir güzellik katarak sizi etkiliyor. Kanallarla içiçe geçmiş tarihi doku size bambaşka bir ambians yaşatıyor, şehrin her yanını keşfetme isteği uyandırıyor. Bunun dışında Amsterdam’da yer sıkıntısı nedeniyle kanal kenarlarında park halinde duran boathouse’lar (yüzen evler) göreceksiniz. Eminim ilginç görünecektir ama kısa sürede gözünüz alışıyor. Hatta bu evlerin bazıları internette kiralanmakta. Özellikle en az 3-4 kişilik bir grupsanız bu ilginç deneyim sizin için ekonomik bir seçenek te olabilir (google’da ”amsterdam boathouse rent” yazarak ilgili sitelere erişebilirsiniz) .

Tabii Amsterdam deyince adı Amsterdam ile özdeşleşmiş ”Red Light District” ten de bahsetmeden olmaz. Kırmızı Işık Bölgesi anlamına gelen bu yerde kanal boyunca sıralanmış seks tiyatroları (:?!!!) , show ve kabere salonları, gece kulüpleri ve seks shoplar var. Bir de camekanından dans edip müşterilerini içeri çekmeye çalışan hayat kadınlarının küçük odaları var. 17. yüzyılda Amsterdam’a gelen gemicilerin cinsel ihtiyaçlarını belirli bir bölgede ve kontrol altında sağlanması için hayat kadınlarının toplatıldığı bu bölge günümüzde Amsterdam’ın en önemli turistik değerlerinden biri haline gelmiş durumda. Kadını erkeği, yaşlısı genci Red Light’ta dolaşıp merakını gideriyor. Bir son bilgi de yakın zamanda kapatılmasının gündemde olduğu.

Son olarak ta Amsterdam’da sınırlı miktarda uyuşturucu kullanımının yasal olmasından da bahsetmek gerekir. Amsterdam’da coffeehouse yazan kafelerde haşhaş, marihuana içeren ürünlerden deneyebilirsiniz. Tek başınıza gitmemenizi ve ilk defa deneyecekseniz garsonlara danışarak tercihte bulunmanızı öneririm.

Gelelim gezi planlamanız ile ilgili önerilerime. Amsterdam’a gidecekler için ilk önerim Dam Square (Dam Meydanı) yakınında bir otele rezervasyon yaptırmaları olacaktır. Bu sayede şehrin kalbi Dam Meydanı ile birçok görülmesi gereken yapıya yürüme mesafesinde olabilirsiniz.

İkinci önerim I AMSTERDAM adında bir kart var. Bu karttan temin edip (Tren İstasyonu’nun karşısındaki Tourism Information ofisinden alabilirsiniz) bir gün bu kartın nimetlerinden faydalanmalısınız. Bu kart ile gün içersinde istediğiniz kadar otobüse binebilir, müzelere girebilir ayrıca 1 kanal gezisine katılabilirsiniz. Eğer en az 2 müze gezer, kanal turu da yaparsanız kart sizin için oldukça kazançlı olacaktır. Bir diğer önerim ise en az 1 gününüzde bisiklet kiralayarak şehri gezmeniz olacaktır. Zaten şehirde binlerce bisiklet göreceksiniz. Özellikle şehrin yerlileri günlük hayatlarında bisikleti fazlasıyla kullanıyorlar. Bisikletliler için yollar, trafik ışıkları, park yerleri ile Amsterdam tam bir bisiklet ile gezi şehri. Çok keyif alacağınıza eminim. Tren İstasyonu’nun sol tarafında bitişikte şehrin en büyük bisiklet kiralayacısı Mike’dan kiralama yapabilirsiniz. (Amsterdam’da bisiklet hırsızlığı sık görülüyor o nedenle kiralama esnasında dilerseniz bir miktar ekstra ödemeyle sigortalı kiralama seçeneğini seçebilirsiniz) . Son önerim de gitmeden önce şehirdeki festival, event, organizasyon, konser gibi aktiviteleri takip etmeniz olacaktır. Amsterdam 12 ay yaşayan bir şehir ve devamlı organizasyonlar oluyor. Ben ilk gittiğimde Rembrandt’ın 400. doğumgünü etkinlikleri, ikinci gidişimde ise Jazz Festival vardı. Gittiğiniz döneme denk gelen bir organizasyona katılmak Amsterdam günlerinizde güzel bir hatıra olarak yer edinecektir.

Son olarak 3 günlük bir gezi planlaması yapalım:
1.gün :  Dam Square ve çevresi, Merkez Tren İstasyonu ve çevresi, Rembradtplein, Rembrandt Evi, Anne Frenk Evi
2.gün :  Kanal turu , Rijksmuseum, Van Gogh Museum
3.gün : Bisikletle şehir turu, Amstelpark’ta gezinti

Bir gün Amsterdam’a giderseniz bu güzel şehrin keyfini fazlasıyla çıkarın, bol bol gezin.

Keyifli gezmeler…

Gökhan Özkan

 

  • Amsterdam turu programlarını incelemek için tıklayınız.
  • Size özel Amsterdam turu organize etmemizi isterseniz yada Amsterdam turu programlarımızdan birine katılmak isterseniz bize 02163495519 yada 05322948112 nolu telefonlardan ulaşabilirsiniz.

İran Gezi Rehberi

İran turu düşünenler için İran hakkında kısa notlar:

SAĞLIK

İran’a girişlerde Türk vatandaşlarına herhangi bir aşı zorunluluğu bulunmamaktadır. Seyahatimiz boyunca bulunacagimiz bolgeler, sitma ve sari humma riski tasimayan bolgelerdir. Herhangi bir ilac kullanmaniz tavsiye edilmemektedir.

VİZE

İran; Türk vatandaşlarına vize uygulamamaktadır.

UÇUŞ SÜRELERİ

İstanbul – Tahran: 3 saat 10 dakika Şiraz – İstanbul: 4 saat 10 dakika

PARA BİRİMİ

İran’nın para birimi Riyal’dir (IRR). 1 USD yaklaşık 32300 IRR, 1 Euro ise yaklaşık 44600 IRR’dır.

SAAT DİLİMİ

Türkiye ile İran arasında 2 saat farkı bulunmaktadır. Türkiye’de saat 12:00 iken İran’da 14:00’tür.

TELEFON KULLANIMI

Uluslararası otomatik telefon görüşme olanağı mevcuttur. Sadece İsrail ile telefon bağlantısı yoktur. Türkiye ile bir dakikalık görüşme ücreti 7.000 Riyal’dir. Hafta sonları ve geceleri indirimli arama uygulaması yoktur. Şehir içindeki telefon kulübelerinden uluslararası görüşme imkanı bulunmamaktadır.

KIYAFET VE GEREKLİ EŞYALAR

Yanınıza kolay giyip çıkarabileceğiniz mevsim sıcaklıklarına uygun kıyafetler almanızı öneririz. Bayanlar, İran’da sokak, park, çarşı, lokanta, vs. gibi kamuya açık yerlerde hicaba uygun giyim tarzıyla dolaşmaktadırlar.

YEMEK KÜLTÜRÜ

Çarşıda kaliteli sebze, meyve, et, süt ve mamulleri bol miktarda temin edilebilmektedir. İran’da alkollü içki tüketimi ve satışı yasaktır.Lokantalarda, İran’a özgü olarak ise çorbalar, cüce kebap (tavuk), berg kebap (et), kubide (köfte) yenebilir; kebaplar genellikle çok çeşitli pilavlarla beraber servis edilir. Gelişmiş bir yerel fast food ağı da bulunmaktadır.

ELEKTRİK

İran’da elektrik 220 volttur ve C ve F tipi üçlü yuvarlak kalın prizler kullanılmaktadır. Prizlerin örnekleri http://www.iec.ch/worldplugs/typeC.htm sitesinden görülebilir.

ALIŞVERİŞ

Tahran’daki alışveriş merkezlerinde birçok ürün rahatlıkla bulunabilmektedir. İthal mallar daha pahalıdır. Alışverişte pazarlık usulü geçerlidir ve sıkça rastlanabilen taklit mallara karşı dikkatli olunmalıdır. Özellikle kıymetli taşların her zaman gerçek olmama riski mevcuttur. Alışverişe tercihen Farsça bilen bir kişiyle gidilmesinde yarar vardır.

iran turu programlarını incelemek için tıklayınız.

Size özel iran turu organize etmemizi isterseniz yada iran turu programlarımızdan birine katılmak isterseniz bize 02163495519 yada 05322948112 nolu telefonlardan ulaşabilirsiniz.

Şeb-i Arus Ne Zaman?

Batmayı, gözden kaybolmayı gördün ya, bir de doğmayı gör (düşün). Güneş ve aya gurub etmekten (batmaktan) hiç ziyan gelir mi?

Diyerek ölümü ‘’kutlu bir doğum’’ olarak gören Mevlâna Celaledin-i Rumi, oğlu Sultan Veled’in eseri İbtidânâme’ye göre 5 Cemâziyelâhir 672 (17 Aralık 1273)’de, Pazar günü, güneş batarken vefât etti. Vefatının ertesi senesinden itibaren ‘’Düğün Gecesi’’ anlamına gelen Şeb-i Arûs aslına varma, kavuşma, yeniden doğmayı ifade ettiği için kutlanmaya başlanmıştır.

Her yıl 7 -17 aralık tarihleri arasında Şeb-i Arûs Haftası – Vuslat olarak geleneksel ve yüksek katılımla gerçekleştirilmeye devam etmektedir. Mevlana’nın yaşamının önemli bir bölümünü geçirdiği ve türbesinin bulunduğu Konya bu anma-kutlamanın merkezidir. Hafta boyunca Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere çok sayıda kamu ve özel kurumun desteklediği faaliyetler, toplantılar ve hepsinden en önemlisi yüksek katılımla gerçekleştirilen ‘’Sema Ayini’’ icra edilmektedir. 17 Aralık akşamı ise vuslat töreni (gala gecesi) icra edilmektedir. Sadece yurt içinden değil farklı ülkelerden tasavvuf aşıkları özellikle bu haftada Konya’ya gelmektedir.

Şebi Arus turları konusunda 17 yıllık deneyime sahip, konusunda uzman DEEPNATURE TRAVEL’dan şebi arus turunuzu organize etmesini isterseniz yada şebi arus turu programlarımızdan birine katılmayı arzu ederseniz bize 02163495519 yada 05322948112 nolu telefonlardan ulasabilirsiniz.

şebi arus turları programlarımızı incelemek için tıklayınız.

Balayı Yerine Karar Verirken

Balayı yerine karar vermek çoğu zaman evlenme öncesi en zor aşamalardan biridir. Öncelikle nasıl bir balayı hayal ediyorsunuz? Egzotik bir adada deniz kum güneş üçlüsü mü hayaliniz yoksa hayal ettiğiniz bir şehri yada ülkeyi görebileceğiniz bir kültür turu ? Bunun yanında acaba çiftlerin ikisinin de hayali aynı mı yada yakın mı? Yoksa çiftlerden birinin istediği olurken diğeri de eşinin hayalinin gerçekleşmesinin mutluluğuna şahitlik eder.

18 yıllık tecrübemizle söyleyebiliriz ki, balayında koşuşturmaya değil dinlenmeye ve kafa dinlemeye ihtiyacınız var. Evlilik öncesi telaşeler hem zihnen hem bedenen yorucudur, bunun ardından balayınızda en az şekilde organizasyon sorumluluğu, koşturmaca ve yer değiştirme olmalı. Buna karşılık bolca dinlenme, sakinlik ve dinginlik olmalı. Eee tüm o yorucu süreçlerinin ardından, sarı kumlarda güneşlenmenin, turkuaz sularda yüzmenin keyfi anlatılamaz!

Bu aşamada işte nereye gideceğinize karar vermek ve bütçenizi belirlemek gerekiyor. Tabii gideceğiniz yere karar verirken hangi ayda evleneceğiniz de önem arz ediyor. Çünkü her yere her mevsimde gidilmez! Kimi yerlerde kış mevsimi, kimi yerlerde muson yağmurları dönemi gibi periyotlar var ve bu periyotlara denk gelen aylarda o yerde balayı geçirirseniz hayalinizdeki gibi bir balayı olamayabilir.

Balayı turları için aylara göre hangi destinasyonların uygun olduğunu aşağıdaki listemizden görebilirsiniz.

OCAK
Arjantin-Hawaii-Hong Kong-Malezya-Maldivler-Flipinler-Bangkok-Phuket-Koh samui-Bali

ŞUBAT
Brezilya-Karayipler-Hawaii-Hindistan-Malezya-Maldivler-Güney Afrika-Sri Lanka-Tanzanya-Amerika-Koh samui-Phuket-Bali-Filipinler-Avusturalya-Meksika

MART
Karayipler-Hawaii-Hong Kong-Güney Afrika-Sri Lanka-Tanzanya-Koh samui-Phuket-Bali-Karayipler-Hindistan-Tanzanya

NİSAN
Arjantin-Brezilya-Karayipler-Hawaii-Hong Kong-Bali-Maldivler-Mauritius-Meksika-Kanada

MAYIS
Hawaii-Hong Kong-Malezya-Maldivler-Mauritius-Şeyseller-Tanzanya-Bangkok-Pattaya

HAZİRAN
Karayipler-Hawaii-Hong Kong-Bali-Malezya-Bangkok-İrlanda-Mauritius-Şeyseller-Brezilya

TEMMUZ
Brezilya, , Kanada, Hawaii, Hong Kong, Endonezya, İrlanda, Kenya, Malezya, Şeyseller, İspanya, Tanzanya, Tayland, Amerika, Venezüella, Zimbabwe

AĞUSTOS
Brezilya, Kanada, Hawaii, Hong Kong, Endonezya, Kenya, Malezya, Şeyseller, Tanzanya, Tayland, Amerika, Venezüella, Zimbabwe

EYLÜL
Avustralya, Brezilya, Fiji, Fransa, Hawaii, Hong Kong, Endonezya, İrlanda, İtalya, Kenya, Malezya, Maldivler, Mauritius, Şeyseller,Tanzanya, Tayland, Amerika, Venezüella, Zimbabwe

EKİM
Avustralya,Brezilya, Mısır, Hawaii, Hong Kong, Hindistan, Endonezya,Kenya, Malezya, Maldivler, Mauritius, Fas, Şeyseller, Güney Afrika, Tanzanya, Tayland, Venezüella, Zimbabwe

KASIM
Avustralya,Brezilya, Kanada, Karayipler, Hawaii, Hong Kong, Hindistan, Kenya, Malezya, Mauritius, Meksika, Fas, Yeni Zelanda, Filipinler, Şeyseller, Güney Afrika, Tanzanya, Tayland, Amerika, Venezüella

ARALIK
Arjantin, Avustralya,Brezilya, Kanada, Karayipler, Hawaii, Hong Kong, Hindistan, Kenya, Malezya, Meksika, Fas, Yeni Zelanda, Filipinler, Güney Afrika, Tanzanya, Tayland, Amerika, Venezüella

Eğer nerede balayı geçireceğinize karar verdiyseniz bir sonraki aşama nasıl bir balayı hayal ettiğiniz ve ne kadar bütçe ayırabileceğiniz. Bir otelin balayı suiti mi, denize sıfır bir villa mı yoksa suyun üstünde bir bungalow mu? Hangisini tercih edersiniz? Ya da korunaklı bir villada gözlerden uzak bir balayı mı hayaliniz?? Bu aşamada istekleriniz ve bütçenizin doğrultusunda bir balayı turları uzmanı ile görüşüp size en uygun alternatifi oluşturarak balayı turunuzu oluşturmak gerekir. Balayı turu ciddi bir iştir, balayınız önemlidir, ucuz olsun diye bu konuda uzman olmayan, size güven vermeyen, bölgeye tam hakim olduğunu hissettirmeyen kişi yada kurumlara balayı organizasyonunuzu yaptırmayın. DEEPNATURE TRAVEL bu konuda uzmandır ve seyahatiniz boyunca gerek hoş sürprizleri, gerekse de asistant hizmeti ile bunu size hissettirir. Binlerce mutlu çifte mutlu balayları sunduk, sıradaki çiftimiz siz olun.

Balayı turları konusunda uzman DEEPNATURE TRAVEL’dan balayı turunuzu organize etmesini isterseniz bize 02163495519 yada 05322948112 nolu telefonlardan ulaşabilirsiniz.

Balayı turları incelemek için tıklayınız.

Patagonya Turu İçin En İyi Zaman

Patagonya turu için en iyi zaman seyahat beklentinize göre değişir. Bir macera tatili, keşif turu, penguen gözlemi yada fotoğraf turu amaçlı olarak Patagonya’yı ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca unutmamak gerekir ki, Patagonya, güneydeki Şili ve Arjantin’in 1.043.076 kilometre karesini kapsayan bir coğrafya. Yani küçük bir yer değil, bu nedenle ovaların, dev dağların, mamut buzulların ve geniş ormanların bulunduğu bu yerde hava ve ortam koşulları değişkenlik gösterir. çarpıcı biçimde değişebileceğini savunuyor. Bununla birlikte, aşağıdaki vereceğimiz bilgilerle Patagonya’yı ziyaret etmek ve bir Patagonya turu yapmak için en uygun zamanı öğrenmek yine de mümkün!

Patagonya hava durumu bakımından;
Patagonya’yı ziyaret etmenin en iyi zamanın, Aralık ayından Şubat ayına kadar en yoğun yaz aylarında olduğu kabul edilen bir gerçektir; ancak bu gerçek olmayabilir. Elbette, yılın en sıcak saati olan yaklaşık 15 ° C’lik ortalama sıcaklıklar var ancak aynı zamanda Patagonya’nın meşhur rüzgarlarının en kuvvetli olduğu ve saatte 120 milin üzerine çıkabileceği yılın zamanı. İlkbahar ve sonbahar biraz daha serindir, ancak rüzgarlar – hala potansiyel olarak kuvvetli halde – daha az şiddetli olma eğilimindedir. Patagonya’nın en popüler yürüyüş parkurları ve çok günlük treklerin bazılarının kışın erişilemez olmasına rağmen, pek çok kişi, kışın bir Patagonya gün yürüyüşünde yılın en güzel zamanlarının olduğunu düşünüyor.

Sakinlik arayanlar için en güzel zaman
Öncelikle, Patagonya’ya her gittiğinizde, her zaman uzak ve gizli bir köşe olacağına sizi teminat altına alalım. Ama yaz ayları Patagonya’da en yoğun sezon. Dolayısıyla parkurda daha fazla insan olacak ve yerinizi korumak için oteller, refugios (temel dağ locaları) ve kamp yerleri için daha önceden rezervasyon yaptırmanız gerektiğini görebilirsiniz. Boş bir ufuk görme şansınızı artırmak istiyorsanız, başlıca turistik yerlerin daha sessiz olduğu ilkbahar veya sonbahar sonlarında ziyaret etmeyi hedefleyin.

Macera turu düşünenler için en iyi zaman
Sadece Patagonya’da olmak bir maceradır aslında, ancak bazı adrenalin düşkünleri Patagonya turunuzdan biraz ekstra bir şeyler arıyor olacaklarını biliyoruz. Patagonia, kayak, dağ bisikleti ve binicilik gibi macera sporları için harika bir yerdir ve deneyiminizin tadını çıkarma şansınızı en üst düzeye çıkarmak için Kasım ayından Mart ayına kadar sıcak aylarda ziyaret etmenizi öneririz.

Yaban hayatı için en güzel zaman
Ñandus, guanacos, puma, pudus ve kondörler Patagonya’yı yaban hayatı sevenleri için mıknatıs yapan, huşu uyandıran ve tuhaf hayvanlardan yalnızca birkaçıdır. İyi haber şu ki, yaz ortası olsun, kış ortası olsun, isterse arasında bir yerlerde olsun, kasabaları ve şehirleri geride bıraktığınızda, bazı hayvanları ve kuşları görmeyi eminiz. Ancak, Patagonya’nın daha zor görülen kuşları ya da hayvanlarıyla buluşmaya karar verirseniz, ilkbaharın ve sonbaharın daha sessiz ziyaretçi mevsimleri uygun tercih olacaktır.

Patagonya turları konusunda uzman DEEPNATURE TRAVEL’dan Patagonya turu organize etmesini isterseniz bize 02163495519 yada 05322948112 nolu telefonlardan ulasabilirsiniz.

patagonya turu programımızı incelemek için tıklayınız.